“Bir konuyu biliyor olsam bile hazırlanmak için 100 saat zaman ayırırım.*”

Bu cümle bana insanın olduğu haliyle dünyaya çıkabilmesinin imkansız olmasını anımsattı. Sanki hep kendinde eksik kalan gözüne batıyor, gözünde büyüyor da, o eksiklikle ilgilenmekten ne bildiğini, nasıl anlatacağını da karıştırıyor gibi.

Eksiklik, yalnızca eksiklik olarak olduğu yerde açtığı boşlukta kalmaz, kişide aşağılanmaya, küçümsenmeye yönelik bir endişeyi de uyandırır. Dolayısıyla imkansız olan, dünyaya eksik olarak çıkmaktır.

Küçümsenmeye yönelik hassasiyet, kişiyi, ya yaptığı işi çok incelikli, kendine hiç hata bırakmayacak şekilde yapmaya, ya da bu yorucu süreçten çok yorulup hiçbir şey yapmamaya yönlendirecektir.

*James Masterson vaka notlarından.

Yorum bırakın