
“Kayıp” çok çeşitli şekillerde olabilir. Yakın ve sevgili birinin ölümü, uzaklaşması, fiziksel- zihinsel kapasitelerin azalması veya yok olması, iş ile ilgili; statü, pozisyon kayıpları, sağlıkla ilgili kayıplar, duygulanımsal; hissedilen belli durumlara ait kayıplar…
Her yeni kayıpta bir öncekine ilişkin duygulanımlar yeniden gün yüzüne çıkar ve çözümlenmemiş olanın tekrar işlenmesini talep eder.
Bu durum, insan ruhsallığının bir şekilde yarım kalmış olanı tekrar ederek, işlemlemeye mecbur bırakmak üzerine çalıştığını gösterir.
Yas süreci tam da o sentezi, kaynaşmayı, yeniden düzenlemeyi yapmaya çalışmaktır. Bir yandan bu düzenleme bir bütünlük vâdetmeden, her zaman tamamlanmadan kalacak olanla yaşayabilmeyi mümkün kılmak zorundadır.
Yorum bırakın