
Fotoğrafı haziranın başında henüz yaz gelmemişken sahilde çektim. Şimdi Winnicot’ın birincil yalnızlık fenomeni ile ilgili bir şeyler okurken bu fotoğrafa gitti zihnim. O makalede biilinçli olarak bilinmeyen bir destekten bahsediyordu. Birincil yalnızlık konumunda bebeğin hissettiği çevrenin sonsuz kucaklayıcı ve inkişafa çok müsait bir toprak gibi olması. Ancak böyle olduğunda bebek özüne odaklanabiliyor, kendi kendine var olabiliyor ve meraka, maceraya kapı aralanıyor.
Winnicot biirinin varlığında yalnız kalabilme kapasitesini birinin varlığının kişinin kendi varlığını tehdit etmediği, bloke etmediği, baskılamadığı bir durum olarak anlatıyor. Bebeğin bakımvereni tarafından desteklendiğinin farkında olmadığı bir durum.
Bu birini nesne olarak da düşünebiliriz. Dolayısıyla bir mekan da aynı zamanda.
Bu fotoğrafta hissettiğim şeyin kuramı sembolize edebileceğini düşündüm. Çevrelendiğim defterim,çantam, atkım, kazağım, üzerine oturduğum kum, karşımda olan deniz, tenimde hissettiğim rüzgar tarafından kucaklanıyormuşum hissi. Kimliği belirsiz bir destek gibi.
Yorum bırakın